Siparis Telefon:


0 216 671 98 99 / 0530 498 56 56

SETLERiMiZ
 
JAPONCA

 
ALIŞVERİŞ SEPETİ
0 ürün var.
 
En Çok Satılanlar
 

JAPONCA HAKKINDA BİLGİ

Bugün tek biçimli bir dil olan modern Japonca eski klasik yazı diliyle modernkonuşma dilinin uzlaşması sonucunda ortaya çıktı. Çince telaffuzunun Japonca'nınkine benzemesi yüzünden, önceleri yazı dilinde Çin harfleri kullanıldı ve yazı dili konuşma dilinden farklı bir evrim geçirdi; Çin üslubunun etkisinde kalan bu yazı, daha sonra hece işaretleri (kana) biçiminde sadeleştirildi. Bugün Japonca, düşey sütunlar halinde sağdan sola doğru yazılır.


Japonca'da çok sayıda ünlü vardır; sadeleşmiş konuşma dili ses bakımından ahenklidir; ama konuşma uzarsa bir tek düzelik duygusu uyandırabilir. Yerli kelimeler daima açık hecelerle biter; Japoncaya aykırı düşmeyen n ile biten yabancı kelimeler dışında başka dillerden aktarılan kelimelerin son heceleri açıktır. Çin harflerinden sonra Japoncaya birçok Çince kelimenin girmesi, orijinal çoğalma gücünden (oluşturucu sonekler, bileşim, çiftleme) hiç bir şey kaybetmeyen kelime hazinesini aşırı derecede doldurdu. Çin harfleri birçok biçimde okunabilir; mümkün okuma biçimleri arasında bütün durumları tek tek belirlemek için eski biçimin alınması (go.on) veya yeniden gözden geçirilmesi (kan.on) veyahut yeniden tercümesiyle (kun) elde edilen Çin-Japon okumalarından birini seçmede son sözü kullanım söyledi; işte dilin en büyük güçlüklerinden biri de budur. Morfoloji bakımından iki büyük kelime kategorisi vardır; bunlardan bazıları değişir, ötekiler değişmez (isimler bu kategoridendir). Değişken kelimelerin, az çok genişlemiş olan köklerine sonekler katılır; bu kökler bir kiplik, bir görünüş veya bir sözdizimi görevini tek başlarına belirtebilir. Değişmez kısa parçacıklar olan eklentiler, halleri veya cümle içinde kelimeler arasındaki ilişkileri anlatır. Dil şahsı veya çoğulu belirtmez, ama kelime hazinesi bir eksikliği giderir ve çoğunlukla şahıslar kullanım kibarlığının derecesiyle belirtilir. Sözdiziminde, belirleyenin belirlenenden önce gelmesi, yüklemin daima sonda cümle sonunda yer alması gibi altay dil öbeğinde de görülen bazı kurallara rastlanır. 


Bu teoriler içinde en eskisi Japonca ile Ural-Altay dilleri arasında soyca akrabalık bulunduğunu ileri süren teoridir. Japonca ile Ural-Altay dilleri adı verilen diller arasında akrabalık olduğu görüşünü ilk ileri süren kişinin H.J. Klaproth (1923) olduğu söylenir. Oysa aynı görüş, 1832'de, yani Klaproth'tan aşağı yukarı yüz yıl önce, Siebold tarafından ileri sürülmüştü. Bununla birlikte, bu görüş, 1857'de Anton Boiler'in yapıtı yayımlanıncaya kadar kimsenin dikkatini çekmemiştir. Böylece, Boiler Japoncanın Ural ve Altay dilleri ile soyca akraba olduğunu açıkça ileri süren ilk bilgin sayılır. Bununla birlikte, Boiler'in yapıtı ileri sürdüğü akrabalığı kanıtlamaktan uzaktı. Ayrıca, bu bilgin Japoncayı yalnız Altay dilleri Ural dilleri ile de karşılaştırmıştı. Ural ve altay dillerinin soyca akraba olduğunu varsayan kuramın doğru olmadığı anlaşılıp bu kuram bir yana bırakıldığı için Boiler'in yapıtında ileri sürdüğü eşitlemelerin bugün için pek bilimsel değeri yoktur.


Facebook'ta Payla